Bir okulun izini öğretmenler bırakır: Kınalıtepe İlkokulu’nda eğitim aileyle, dayanışmayla ve sevgiyle büyüyor

Yeni bir eğitim öğretim yılı bazen ilk zilin çalmasıyla, bazen sınıflardaki yeni kitapların kokusuyla, bazen de çocukların okul bahçesindeki heyecanıyla başlar.
Şanlıurfa’nın Viranşehir ilçesinde bulunan Kınalıtepe İlkokulu ise 2026-2027 Eğitim Öğretim Yılına öğrencileri, öğretmenleri ve velileri aynı heyecanın etrafında buluşturan renkli bir başlangıç yaptı.

İlköğretim Haftası kapsamında gerçekleştirilen “Eğitim Öğretim Yılına Merhaba Partisi” ile öğrenciler için okulun ilk günleri yalnızca derslerin başladığı bir dönem olmaktan çıkarıldı; birlikte geçirilen, hatırlanacak bir okul anısına dönüştürüldü.
Etkinlikte öğrencilere çeşitli ikramlar ve kırtasiye malzemeleri dağıtıldı. Öğretmenler, okul yönetimi, öğrenciler ve veliler okul bahçesinde bir araya geldi.
Fakat Kınalıtepe İlkokulu’nda dikkat çeken asıl nokta yalnızca bu etkinlik değil.
Okulda son dönemde yürütülen çalışmaların tamamına bakıldığında çocuk, aile, öğretmen ve okul arasında güçlü bir bağ kurmaya dayanan bir eğitim anlayışı görülüyor.
Okul müdürü Aslan Çiçek: “Bir okulun izini öğretmenler bırakır”
Kınalıtepe İlkokulu Müdürü Aslan Çiçek, okulda yürütülen çalışmaları anlatırken eğitimin yalnızca sınıf içerisinde gerçekleştirilen derslerden ibaret olmadığının altını çiziyor.
Çiçek’in eğitim anlayışının merkezinde ise önemli bir soru bulunuyor:
“Bir çocuğun hayatında kalıcı bir iz bırakmak için okul olarak daha ne yapabiliriz?”
Bu soru zaman içerisinde yalnızca okul yöneticisinin değil, öğretmenlerin ve okulun ortak sorusuna dönüşmüş durumda.
Ortaya çıkan çalışmaların önemli bir bölümü de bu düşünceden doğuyor.
Henüz okula gelmeyen çocuklara okul ulaştı
Kınalıtepe İlkokulu’nda öncelik verilen alanlardan biri okul öncesi eğitime erişim oldu.
“Okulum Beni Bekliyor” çalışması kapsamında yaz aylarında çevrede alan taramaları gerçekleştirildi.
Öğretmenler ailelerle görüşerek ev ziyaretleri yaptı ve okul öncesi eğitimin çocukların gelişimindeki önemini ailelere anlattı.
Okul yönetiminin paylaştığı bilgilere göre, çalışmaların başladığı dönemde 3 olan okul öncesi öğrenci sayısı 27’ye ulaştı.
Bu değişim yalnızca sayısal bir artış olarak görülmedi.
Okul yönetimine göre bu tablo, daha önce okul öncesi eğitimle buluşmamış 24 çocuğun eğitim hayatına daha erken başlaması anlamına geliyor.
Aslan Çiçek bu yaklaşımı şu düşünceyle özetliyor:
“Öğretmenlik bazen sınıfta öğrenciyi beklemek değil, ona ulaşmak için yola çıkmaktır.”

Değerler yalnızca anlatılmadı, görünür hâle getirildi
Okulda uygulanan dikkat çekici çalışmalardan biri de “Çocuğumu İzliyorum Paylaşıyorum” oldu.
Bu uygulamada öğrencilerin yalnızca okul içerisindeki akademik çalışmaları değil, ev ortamında ortaya koydukları olumlu davranışlar da sürecin bir parçası hâline getirildi.
Veliler;
sorumluluk alma, yardımlaşma, dürüstlük, sabır, saygı ve empati gibi davranışlar konusunda çocuklarını gözlemledi.
Ailelerden gelen geri bildirimler öğretmenler tarafından değerlendirildi.
Böylece okul ile aile arasında yalnızca not, sınav veya devamsızlık üzerine kurulu bir iletişim yerine çocuğun karakter gelişimini de kapsayan farklı bir iletişim alanı oluşturuldu.
Kitap yalnızca öğrencinin ödevi olmaktan çıktı
Kınalıtepe İlkokulu’nda aile katılımının öne çıktığı bir başka çalışma ise “Okuyan Aile, Aydınlık Gelecek” oldu.
Amaç, kitap okumayı yalnızca öğrencilere verilen bir görev olarak görmek yerine aile hayatının doğal bir parçasına dönüştürmekti.
Öğrenciler aileleriyle birlikte kitap okudu.
Sınıflarda kitaplar üzerine konuşuldu, öğrencilerin farklı eserlerle tanışmaları sağlandı.
Bu yaklaşımın arkasındaki düşünce ise oldukça basit:
Çocuk ailesini kitap okurken gördüğünde, okumayla ilgili okulda duyduğu birçok mesaj günlük yaşamın içinde somut karşılığını bulabiliyor.

Okul bahçesi bu kez açık hava sinemasına dönüştü
Aile katılımı yalnızca sınıflarla da sınırlandırılmadı.
“Eğitimde Aile Beyaz Perdede Buluşma” çalışması kapsamında okul bahçesi açık hava sinemasına dönüştürüldü.
Öğrenciler ve aileleri birlikte film izledi.
Filmlerin ardından;
arkadaşlık, güven, sorumluluk, dayanışma ve empati gibi kavramlar üzerine çocuklarla ailelerin birlikte konuşabileceği ortamlar oluşturuldu.
Böylece okul bahçesi yalnızca teneffüslerin geçirildiği bir alan olmaktan çıkarak öğrenciler ile ailelerinin birlikte öğrendiği bir eğitim ortamına dönüştü.
Bir günlüğüne “Annem Gibi Öğretmen”
Okul öncesinde uygulanan “Annem Gibi Öğretmen” çalışması ise aile katılımını doğrudan sınıfa taşıdı.
Gönüllü anneler belirlenen günlerde sınıfa gelerek çocuklarla çeşitli etkinlikler gerçekleştirdi.
Masallar okundu.
Geleneksel oyunlar oynandı.
Sanat ve drama çalışmaları yapıldı.
Küçük bahçeler oluşturuldu.
Bu uygulamayla çocukların aileleriyle okul arasındaki bağı güçlendirilirken velilerin de sınıf ortamını ve öğretmenlerin günlük eğitim sürecini yakından deneyimlemeleri sağlandı.
Aileler ve çocuklar aynı takımda
Zaman içerisinde aile katılımı okul genelinde düzenlenen Aile Şenliği ile daha geniş bir boyuta taşındı.
Bilgi yarışmaları, yemek etkinlikleri, resim ve tasarım çalışmaları gerçekleştirildi.
Çocuklarla anne ve babalar zaman zaman aynı sorunun cevabını aradı, zaman zaman aynı ürünü ortaya çıkarmaya çalıştı.
Buradaki amaç veliyi yalnızca toplantıya çağrılan kişi konumundan çıkararak eğitim sürecinin aktif bir paydaşı hâline getirmekti.
Küçük eller toprağa dokundu
Kınalıtepe İlkokulu’nun çalışmalarında doğa ve hayvan sevgisi de önemli bir yer tutuyor.
“Hayvan Sevgisi ile Yeşeren Bahçeler” çalışması kapsamında farklı sınıf düzeylerinde hobi bahçeleri oluşturuldu.
Öğrenciler;
tohum ekti, fidelerin büyümesini takip etti, bitkilerin bakımını yaptı ve üretimin sabır gerektiren bir süreç olduğunu yaşayarak gözlemledi.
Aynı zamanda sokak hayvanlarının korunması, yaşam hakkı ve bakımı konusunda etkinlikler gerçekleştirildi.
Böylece çocukların çevreye karşı sorumluluk geliştirmesi amaçlandı.
Yaşananlar kaybolmasın diye: “Kınalı İzler”
Okulda yürütülen çalışmalar arttıkça yeni bir ihtiyaç ortaya çıktı:
Okul hafızasını korumak.
Bu düşünceden hareketle “Kınalı İzler” okul dergisi hazırlandı.
Bir eğitim öğretim yılı boyunca gerçekleştirilen akademik, sosyal, kültürel ve sportif etkinlikler ile öğrencilerin başarıları ve okul yaşamından kesitler kayıt altına alındı.
Böylece yapılan çalışmalar yalnızca gerçekleştirildiği günle sınırlı kalmadı.
Okulun kurumsal hafızasının bir parçasına dönüştü.
Aynı zamanda farklı okullardaki eğitimcilerin yararlanabileceği iyi uygulama örneklerinin paylaşılması için de bir zemin oluşturuldu.
“Bir okul müdürü tek başına hiçbir okulu değiştiremez”
Kınalıtepe İlkokulu Müdürü Aslan Çiçek’in üzerinde özellikle durduğu noktalardan biri de okul yönetiminin rolü.
Çiçek’e göre yöneticiliğin temel amacı yalnızca yeni projeler üretmek değil.
Asıl görev;
öğretmenlerin fikir geliştirebildiği, sorumluluk alabildiği, üretebildiği ve öğrencilerin hayatına dokunabilecek çalışmalar gerçekleştirebildiği bir okul iklimi oluşturabilmek.
Bu yaklaşımı ise şu sözlerle ifade ediyor:
“Bir okul müdürü tek başına hiçbir okulu değiştiremez. Bir okulu değiştiren, aynı hedef doğrultusunda yürüyen öğretmenlerdir.”
Çocuklarının ailesine ulaşan, öğrencisindeki yeteneği fark eden ve ders bittikten sonra bile öğrencisi için neler yapabileceğini düşünen öğretmenlerin okul kültüründeki belirleyici rolüne dikkat çekiyor.
Kınalıtepe’de yeni eğitim öğretim yılına renkli başlangıç
Bütün bu çalışmaların ardından 2026-2027 Eğitim Öğretim Yılı da okulda öğrencilerin merkeze alındığı bir etkinlikle başladı.
İlköğretim Haftası kapsamında gerçekleştirilen “Eğitim Öğretim Yılına Merhaba Partisi”nde öğrenciler, öğretmenler ve veliler okul bahçesinde bir araya geldi.
Çocuklara hazırlanan sürprizler ve hediyeler dağıtılırken okul yönetimi ve öğretmenler öğrencilerin yeni eğitim öğretim yılı heyecanına ortak oldu.
Ortaya çıkan görüntüler ise Kınalıtepe İlkokulu’nun son yıllarda oluşturmaya çalıştığı okul kültürünün adeta küçük bir özeti niteliğindeydi:
Çocuk, öğretmen, aile ve okul aynı yerdeydi.
Asıl iz projelerin isminde değil, çocukların hatıralarında kalıyor
Bir öğrenci yıllar sonra katıldığı bir etkinliğin tarihini hatırlamayabilir.
Diktiği ilk fidenin hangi gün yeşerdiğini unutabilir.
İzlediği filmin adını veya katıldığı yarışmanın sonucunu hatırlamayabilir.
Fakat kendisine değer veren öğretmenini, ailesiyle okul bahçesinde geçirdiği bir günü ya da yaptığı güzel bir davranışın fark edildiği anı hatırlayabilir.
Kınalıtepe İlkokulu’nda yürütülen çalışmaların ortak noktası da tam olarak burada ortaya çıkıyor.
Amaç yalnızca etkinlik yapmak değil; çocuğun okul hayatında hatırlayabileceği olumlu deneyimler oluşturmak.
Çünkü bir okulun gerçek izi yalnızca duvarlarında, projelerinde veya belgelerinde değil; o okuldan geçen çocukların yaşamında görülüyor.
Ve çoğu zaman o izin arkasında bir öğretmen bulunuyor.
Kınalıtepe’de eğitim; çocuk, öğretmen ve aileyle birlikte büyümeye devam ediyor.
Haber bilgi notu
Okul: Kınalıtepe İlkokulu
İlçe / İl: Viranşehir / Şanlıurfa
Okul Müdürü: Aslan Çiçek
Eğitim Öğretim Yılı: 2026-2027



YORUMLAR
0 yorum
İlk yorumu siz yapabilirsiniz.
Haberleri ücretsiz okuyabilirsiniz. Yorum ve favori için hesabınızla giriş yapın.