Okullarda bağış soruşturması genişledi: Görevden uzaklaştırılan müdür sayısı 14’e çıktı

İstanbul’da bazı okullarda velilerden “kayıt parası” veya zorunlu bağış talep edildiği iddiaları üzerine başlatıldığı bildirilen inceleme genişledi. Beşiktaş’taki 9 okul müdürünün ardından Ataşehir ve Bakırköy’de 5 okul müdürünün daha geçici olarak görevden uzaklaştırıldığı, böylece tedbir uygulanan okul müdürü sayısının 14’e yükseldiği bildirildi. Gelişme, okullarda bağışın hangi şartlarda kabul edilebileceği, kayıt döneminde velilerden para talep edilip edilemeyeceği ve okul-aile birliği mali işlemlerinde yöneticilerin sorumluluklarını yeniden gündemin merkezine taşıdı.
Soruşturma Beşiktaş’tan Ataşehir ve Bakırköy’e genişledi
Süreç ilk olarak 14 Eylül’de İstanbul’un Beşiktaş ilçesindeki 9 eğitim kurumuna ilişkin iddialarla kamuoyuna yansıdı.
Haber kaynaklarında, söz konusu okullarda velilerden “bağış” adı altında usulsüz para talep edildiği yönündeki şikâyetlerin ardından Bakanlık müfettişlerince inceleme başlatıldığı ve 9 okul müdürünün soruşturmanın sağlıklı yürütülebilmesi amacıyla görevden uzaklaştırıldığı bildirildi.
18 Eylül’de yayımlanan yeni bilgilere göre soruşturmanın kapsamı genişledi ve Ataşehir ile Bakırköy’de görev yapan 5 okul müdürü hakkında daha aynı yönde geçici tedbir uygulandı.
Böylece kamuoyuna yansıyan toplam sayı 14 okul müdürüne ulaştı.
“Görevden uzaklaştırma” ne anlama geliyor?
Burada özellikle altı çizilmesi gereken çok önemli bir hukuki ve idari ayrım bulunuyor.
Bir kamu görevlisinin görevden uzaklaştırılması, o kişinin suçlu bulunduğu, hakkındaki iddiaların kesinleştiği veya kendisine disiplin cezası verildiği anlamına gelmez.
Görevden uzaklaştırma; soruşturmanın niteliğine göre incelemenin sağlıklı biçimde yürütülmesi, delillerin korunması ve sürecin etkilenmeden devam edebilmesi amacıyla uygulanan geçici bir idari tedbir niteliğindedir.
Beşiktaş’taki ilk 9 müdüre ilişkin haberlerde de tedbirin soruşturmanın selameti amacıyla uygulandığı aktarılmıştı.
Dolayısıyla devam eden süreç sonuçlanmadan herhangi bir okul yöneticisinin iddiaları gerçekleştirdiğine ilişkin kesin hüküm kurmak doğru değil.
Soruşturmanın sonucunda;
- iddiaların doğrulanması,
- kısmen doğrulanması,
- disiplin yönünden işlem yapılması,
- başka bir idari süreç yürütülmesi
- veya herhangi bir yaptırım uygulanmaması
gibi farklı sonuçlar ortaya çıkabilir.
Bu nedenle haberin bu aşamasında konu “iddia ve devam eden soruşturma” çerçevesinde değerlendirilmelidir.
Asıl kritik konu: Okullar bağış kabul edebilir mi?
Gelişmenin ardından en çok sorulan sorulardan biri şu oldu:
“Okullarda bağış tamamen yasak mı?”
Hayır.
Mevzuat okul-aile birliklerinin belirli şartlarda ayni ve nakdi bağış kabul edebilmesine imkân tanıyor.
Ancak iki temel sınır son derece açık:
Veli bağış yapmaya zorlanamaz.
Ve;
okul kayıt döneminde bağış ve yardım toplanamaz.
MEB’in resmî SSS sayfalarında da Okul-Aile Birliği Yönetmeliği’nin 15’inci maddesinin ikinci fıkrasındaki bu hüküm açık biçimde aktarılıyor.
1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu’nun 16’ncı maddesi de okul-aile birliklerinin okulların ihtiyaçları için ayni ve nakdi bağış kabul edebileceğini belirtirken öğrenci velilerinin hiçbir surette bağış yapmaya zorlanamayacağını hükme bağlıyor.
Dolayısıyla tartışmanın merkezindeki mesele “bağış kabul edilmesi” değil;
bağışın nasıl talep edildiği, hangi zamanda alındığı, gönüllü olup olmadığı ve nasıl kayıt altına alındığıdır.
Kayıt döneminde “bağış” toplanabilir mi?
Bu noktada mevzuat oldukça açık.
Millî Eğitim Bakanlığı Okul-Aile Birliği Yönetmeliğine göre birlikler;
okul kayıt döneminde bağış ve yardım toplayamaz.
Bakanlığın 2026–2027 eğitim öğretim yılı için 81 ile gönderdiği genelgede de okul kayıtlarının e-Okul üzerinden otomatik yapıldığı hatırlatılarak velilerden “kayıt parası veya başka ad altında zorunlu ücret” talep edilemeyeceği özellikle vurgulandı.
Genelgede ayrıca velilerden kayıtla ilgili ücret istendiğine ilişkin şikâyetlerin dikkatle takip edilerek gereğinin yapılacağı belirtildi.
Bu nedenle;
“Kayıt ücretsiz ama isteyen bağış yapabilir.”
ifadesinin kayıt dönemi içinde okul tarafından bağış toplama faaliyetine dönüşmesi de ayrıca dikkatle değerlendirilmesi gereken bir alan.
“Gönüllü bağış” ne zaman sorunlu hâle gelebilir?
Bir işlemin adının “bağış” olması tek başına yeterli değil.
Bağışın gerçekten gönüllü olması gerekiyor.
Örneğin velide;
- öğrencinin kaydının yapılmayacağı,
- belirli öğretmene veya sınıfa verilmeyeceği,
- şube seçilemeyeceği,
- okul imkânlarından yararlanamayacağı,
- farklı muamele görebileceği
şeklinde açık veya örtülü bir baskı oluşuyorsa, bu durum “gönüllü bağış” niteliğiyle bağdaşmayabilir.
Bu nedenle okul yöneticileri açısından yalnızca kullanılan kelimeler değil, velinin karşı karşıya kaldığı fiilî durum da önem taşıyor.
“Bağış zorunlu değil ancak herkes yatırıyor”, “şu tutarın altında kabul etmiyoruz” veya “sınıf için şu kadar katkı gerekiyor” gibi ifadeler de uygulamanın niteliğine göre ciddi risk yaratabilir.
Elden para almak mümkün mü?
Okul-Aile Birliği Yönetmeliğinin gelirlerin kabulünü düzenleyen hükümleri de bu noktada önemli.
Nakdi bağışların öncelikle okul-aile birliği adına açılmış banka hesabına yatırılması esas.
Bunun mümkün olmadığı durumlarda bağış gelir makbuzu karşılığında kabul edilebiliyor.
Ancak elden alınan tutarın da en geç beş iş günü içinde birlik banka hesabına yatırılması gerekiyor.
Bu nedenle yöneticiler açısından şu zincirin tamamının izlenebilir olması büyük önem taşıyor:
Bağış → belge/makbuz → banka → muhasebe kaydı → TEFBİS → harcama kararı → fatura/harcama belgesi
Bu zincirin herhangi bir halkasının eksik olması, denetim sırasında açıklama ve belge sorunu doğurabilir.
Şartlı bağışlar nasıl kullanılmalı?
Velinin veya bağışçının belirli bir amaç için yaptığı bağışlarda ayrıca önemli bir kural bulunuyor:
Şartlı bağışlar amacı dışında kullanılamaz.
Örneğin bir bağış;
- kütüphane,
- laboratuvar,
- öğrenci ihtiyaçları,
- sınıf donanımı
gibi belirli bir amaç belirtilerek yapılmışsa, kaynağın farklı bir gider için kullanılması mevzuat açısından sorun oluşturabilir.
Bu nedenle şartlı bağışlarda bağışın amacı da açık biçimde kayıt altına alınmalı.
Harcama yapmak da bağış toplamak kadar önemli
Okul-aile birliği mali işlemlerinde denetim yalnızca “para nasıl toplandı?” sorusuyla sınırlı değil.
Bir diğer kritik alan:
Toplanan para nasıl harcandı?
Bu noktada yöneticilerin ve birlik yönetimlerinin;
- harcama kararlarını,
- okul yönetiminin ihtiyaç taleplerini,
- satın alma belgelerini,
- faturaları,
- banka hareketlerini,
- teslim belgelerini,
- taşınır kayıtlarını,
- TEFBİS kayıtlarını
birbiriyle uyumlu şekilde tutması gerekiyor.
Bir harcamanın okulun gerçek ihtiyacına yönelik olması tek başına yeterli olmayabilir.
İyi niyetli bir harcamanın da usulüne uygun belgelenmesi gerekir.
Okul müdürünün sorumluluğu nerede başlıyor?
Okul-aile birliği okul yönetiminden tamamen bağımsız bir yapı gibi düşünülmemeli.
Okul müdürünün birliğin iş ve işlemlerinin mevzuata uygunluğunu gözetme ve denetleme sorumluluğu bulunuyor.
Bu nedenle;
“Parayı okul-aile birliği topladı, okul yönetiminin sorumluluğu yok.”
şeklindeki yaklaşım yöneticiler açısından güvenli bir yaklaşım değil.
Okul müdürünün;
- birlik kararlarını,
- mali işlemleri,
- belge düzenini,
- harcamaları
- ve mevzuata uygunluğu
takip etmesi gerekiyor.
2026–2027 genelgesinde açık uyarı
MEB’in 19 Ağustos 2026 tarihli 2026/70 sayılı “2026–2027 Eğitim ve Öğretim Yılına İlişkin İş ve İşlemler” genelgesi de bu konuda dikkat çekici bir hüküm içeriyor. Genelge MEB’in güncel mevzuat listesinde yer alıyor.
Bakanlık, e-Okul üzerinden otomatik gerçekleştirilen kayıtlar nedeniyle velilerin ayrıca okul idaresiyle kayıt konusunda işlem yapmasına gerek bulunmadığını belirtiyor.
Bu kapsamda;
kayıt parası veya başka bir ad altında zorunlu ücret talep edilemeyeceği açık biçimde ifade ediliyor.
Dolayısıyla yeni soruşturma haberleri, aslında eğitim öğretim yılı başlamadan önce Bakanlığın yaptığı bu uyarıyı da yeniden gündeme taşımış durumda.
Okul yöneticileri bugün neyi kontrol etmeli?
Devam eden soruşturmalardan bağımsız olarak, okul müdürü ve müdür yardımcılarının kendi kurumlarındaki mali işlemleri şu başlıklarla gözden geçirmesi faydalı olabilir:
1. Kayıt döneminde herhangi bir para veya bağış talep edildi mi?
2. Velilere belirli bir tutar söylendi mi?
3. Bağışla öğrenci kaydı, sınıf veya öğretmen arasında herhangi bir bağlantı kuruldu mu?
4. Elden alınmış para var mı?
5. Elden alınan tutarlar makbuzla belgelendi mi?
6. Bu tutarlar süresi içinde banka hesabına yatırıldı mı?
7. Şartlı bağış varsa kullanım amacı açık biçimde kayıtlı mı?
8. Banka hareketleriyle gelir-gider kayıtları uyumlu mu?
9. TEFBİS kayıtları güncel mi?
10. Harcamaların yönetim kurulu kararları mevcut mu?
11. Okulun ihtiyaç talebi yazılı mı?
12. Fatura ve teslim belgeleri mevcut mu?
13. Satın alınan demirbaşların taşınır kayıtları yapıldı mı?
14. Makbuz koçanları ve seri numaraları kontrol altında mı?
15. Birlik yönetimiyle okul yönetimi arasındaki belge akışı düzenli mi?
Bu kontroller, yalnızca soruşturma riskini azaltmak açısından değil, okul-aile birliğinin mali yönetimini şeffaf ve denetlenebilir hâle getirmek açısından önemli.
Şikâyet geldiğinde geçmişe dönük belge üretmek çözüm değil
Bu tür süreçlerde yapılabilecek en büyük hatalardan biri de eksik olduğu fark edilen belgelerin sonradan geriye dönük şekilde oluşturulmaya çalışılması.
Bir şikâyet veya inceleme başladığında;
- mevcut evrakların korunması,
- banka hareketlerinin saklanması,
- TEFBİS kayıtlarının muhafaza edilmesi,
- karar defterlerinin değiştirilmemesi,
- makbuz ve faturaların korunması,
- mevcut durumun olduğu şekliyle kayıt altına alınması
çok daha güvenli bir idari yaklaşım.
Eksik bir belgenin eksik olduğu belirtilerek açıklanması ile gerçeğe aykırı biçimde sonradan oluşturulması aynı şey değildir.
Okulların ihtiyaçları gerçek; fakat yöntem de mevzuata uygun olmak zorunda
Bağış tartışmalarının en önemli boyutlarından biri de okulların gerçek ihtiyaçları.
Birçok okul;
temizlik, bakım, küçük onarım, teknolojik donanım, öğrenci desteği ve eğitim ortamlarının iyileştirilmesi gibi alanlarda okul-aile birliklerinden destek alabiliyor.
Mevzuat da okul-aile birliklerinin bu amaçlarla kaynak oluşturmasını tamamen yasaklamıyor.
Ancak ihtiyaç ne kadar gerçek olursa olsun;
velinin zorlanması veya kayıt sürecinin parayla ilişkilendirilmesi meşru hâle gelmiyor.
Bu nedenle doğru yaklaşım;
“Okulun ihtiyacı var, o hâlde para istemek gerekir.”
değil;
“Okulun ihtiyacı var; bunu mevzuatın izin verdiği, gönüllü, şeffaf ve denetlenebilir yöntemlerle nasıl karşılarız?”
olmalı.
Öğretmenler Odası Network’ten okul yöneticilerine özel yeni çalışma
Yaşanan gelişmeler üzerine Öğretmenler Odası Network olarak okul yöneticilerinin işlemleri tek tek kontrol edebilmesi için kapsamlı bir çalışma hazırladık.
Okul Aile Birliği Bağış, Gelir ve Harcama FULL Paket
Hazırlanan pakette yalnızca mevzuat özeti bulunmuyor.
Okul yönetimlerinin günlük uygulamada ihtiyaç duyabileceği düzenlenebilir Word evrakları, risk kontrol listeleri ve mali işlem formları da yer alıyor.
Paket kapsamında;
- kayıt döneminde bağış risk kontrolü,
- bağışlarda gönüllülük bilgilendirmesi,
- gönüllü bağış kayıt formu,
- ayni bağış teslim tutanağı,
- şartlı bağış takip formu,
- ihtiyaç ve harcama talep yazısı,
- yönetim kurulu harcama kararı,
- fiyat karşılaştırma tutanağı,
- mal/hizmet teslim-kabul tutanağı,
- aylık gelir-gider ve banka takip formu,
- TEFBİS–banka–defter mutabakatı,
- harcama evrakı kontrol listesi,
- okul müdürüne aylık mali bilgilendirme,
- iç denetim kontrol listesi,
- yönetim kurulu devir-teslim tutanağı,
- uygunsuzluk yazılı uyarı örneği,
- olay kayıt formu,
- belge koruma ve ilk tespit formu
gibi doğrudan kullanılabilecek belgeler bulunuyor.
Ayrıca dosyada “Okul Yöneticisinin Kontrol Etmesi Gereken Kritik Riskler” ve “Şikâyet/İhbar Geldiğinde İlk 24 Saat” bölümleri de bulunuyor.
Amaç herhangi bir soruşturmadan “kaçınma yolu” sunmak değil.
Tam tersine;
okul-aile birliği işlemlerinin baştan itibaren mevzuata uygun, şeffaf, belgeli ve denetlenebilir biçimde yürütülmesini kolaylaştırmak.
Sonuç: Bu soruşturmanın sonucu ayrı, çıkarılacak ders ayrı
İstanbul’da yürütülen soruşturmada görevden uzaklaştırılan 14 okul müdürü hakkındaki iddiaların sonucu henüz kesinleşmiş değil. Kamuoyuna yansıyan bilgi, soruşturma sürerken geçici görevden uzaklaştırma tedbiri uygulandığı yönünde.
Bu nedenle kişiler hakkında peşinen hüküm vermek doğru değil.
Ancak gelişmenin okul yöneticileri açısından ortaya çıkardığı mesaj oldukça açık:
Bağış işlemlerinde yalnızca niyet değil, yöntem de önemlidir.
Bir işlem;
gönüllü olmalı, doğru zamanda yapılmalı, doğru hesaba alınmalı, belgelenmeli, bankaya ve TEFBİS’e yansıtılmalı, kurul kararına dayanmalı ve denetime açık olmalı.
Yeni eğitim öğretim yılında okul-aile birliği mali işlemlerinin tüm yöneticiler tarafından yeniden gözden geçirilmesi bu nedenle önemli görünüyor.



YORUMLAR
0 yorum
İlk yorumu siz yapabilirsiniz.
Haberleri ücretsiz okuyabilirsiniz. Yorum ve favori için hesabınızla giriş yapın.